Gebelikte Muz Bebeğe Kilo Aldırır mı Hamilelikte Muz Tüketimi

Gebelikte Muz Bebeğe Kilo Aldırır mı Hamilelikte Muz Tüketimi

Hamilelikte muz yemek çok faydalıdır. Muz bebeğin sağlıklı gelişimi için ihtiyacı olan, karbonhidrat, C ve B vitaminleri, diyet lifi, esansiyel yağ asitleri ve hayati mineralleri karşılar. Hamilelikte muz yemek gebe kadına enerji verir, bebeğin kemiklerini güçlendirir, erken doğumu önler, sabah bulantılarını önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.alanya escort bayan

Hamilelikte Muz Yemenin Bebeğe Ve Gebe Kadına Faydaları Nelerdir?

Enerji Verir, Halsizliği Önler

Hamilelikte halsizlik, yorgunluk yaşamak sık karşılaşılan sorunlardandır. Muz, karbonhidrat minerali açısından zengindir, muzda anında enerji artışı sağlamak için vücut tarafından hızlıca metabolize edilebilen glikoz, fruktoz ve sükroz gibi basit şekerler bulunur. Tüm bu özellikleri ile muz kişiye enerji verir, halsizliği giderir. Muz yemek size hızlı bir enerji artışı sağlayabilir.

Bebeğin Sinir Sisteminin Gelişmesine Yardımcı Olur.
alanya bayan escort

Muz, bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişimi için gerekli, suda çözünebilir bir vitamin olan B6 vitamini için zengin bir kaynaktır. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında düzenli muz tüketimi, bebeğin beyin ve sinir gelişimi için çok faydalıdır.

Bulantıyı Önler

Hemen hemen her gebe kadın hamilelikte bulantı sorunu yaşar ve bu durum çok rahatsız edici, can sıkıcıdır. Muz içeriğinde bulunan faydalı vitamin ve mineraller, meyve asitleri sayesinde mide bulantısı ve kusmayla savaşmanıza yardımcı olabilir. Bulantıyı önler.

Ödemi Azaltmaya Yardımcı Olur

Hamilelik döneminde pek çok kadın, vücutta salgılanan progesteron hormonunun neden olduğu ödem sorunu yaşar. Bu durum , ayak bileklerinin, ayakların ve diğer eklemlerin şişmesine neden olur. Tuzlu yiyeceklerden kaçınmak ve günlük beslenmeye muz dahil etmek, ödeme yani ciltte suyun tutulmasının azalmasına yardımcı olacaktır. Bu nedenle, hamilelikte ödemi önlemek için her gün 1 adet muz yiyin.

Bebeğe Kilo Aldırır

Muz kalorisi yüksek bir besindir. Pek çok hamile kadın, anne karnındaki bebeğinin normalden daha düşük kilo olmasından muzdariptir. Muz yüksek kalori içeriği sayesinde anne karnındaki bebeğe kilo aldırmakta önemli rol oynar.

Bebekte Doğum Kusurlarını Önler

Muz, bebeğin beyninin ve omuriliğinin gelişimi için gerekli olan iyi bir folat kaynağıdır. Hamilelikte muz yemek vücuttaki folat seviyelerini yükseltir ve böylece bebekte doğum kusurlarına neden olabilecek folat eksikliklerinin önlenmesine yardımcı olur.

Anemi (Kansızlığı) Önler

Anemi , kanda hemoglobin eksikliğinin neden olduğu ve vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin azalmasına yol açan bir durumdur. Bu durum cilt yapısının bozulmasına, yorgunluğa neden olur ve bebek için çok zararlıdır. Muz kansızlığın önlenmesine yardımcı olur ve iyi bir demir kaynağıdır.

Hamilelikte Yüksek Tansiyonu Önler

Muz zengin bir potasyum kaynağıdır. 225 gram ağırlığında bir bardak püresi muz 800 miligramdan fazla potasyum içerir. Potasyum vücuttaki kan basıncı seviyelerini kontrol eden temel bir mineraldir. Bu nedenle, hamilelik sırasında düzenli olarak muz yemek kan basıncındaki dalgalanmaları önlemede yardımcı olabilir.

Hamile Kadının Ve Bebeğin Kemiklerini Güçlendirir

Muz, hem bebekte hem de annede güçlü kemiklerin gelişmesi için gerekli olan mükemmel bir kalsiyum kaynağıdır. Kalsiyum ayrıca vücuttaki kas kasılmasının düzenlenmesi için de gereklidir. Yeterli kalsiyum alımı gebelikte kas kasılmaları olan krampları da önler.

C Vitamini İhtiyacını Karşılar

Muz iyi bir C vitamini kaynağıdır. 225 g muz yaklaşık 19 mg C vitamini içerir. Ayrıca askorbik asit olarak da adlandırılan bu vitamin, vücuttaki demirin emilmesi için gereklidir. C vitamini kemik büyümesine, doku tamirine ve sağlıklı cildin korunmasına da yardımcı olur. C vitamini aynı zamanda bir antioksidandır ve enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olur. Hamilelikte muz yemek bebeğe ve anneye C vitamininin tüm faydalarını sağlar.

Muz İştah Açar

İştahsızlık gebelikte sık karşılaşılan sorunlardandır. Muz gebe kadınlar için iştah açıcıdır. İştahsızlıktan muzdarip olan hamile kadınlar iştahı açmak ve sindirime yardımcı olmak için düzenli olarak muz tüketmelidir.

Muz Zengin Bir Antioksidan Kaynağıdır

Muz antioksidan içeren meyvelerdendir. Antioksidanlar, serbest radikallerin vücuda verdiği hasarlarla mücadelede yardımcı olur ve hücresel hasarlardan koruma sağlar. Antioksidanlar, fetüsün bağışıklık sistemini iyileştirmede de önemli bir rol oynar.




Hamileler Dondurma Yiyebilir mi Hamilelikte Dondurma Yenir mi?

Hamileler Dondurma Yiyebilir mi Hamilelikte Dondurma Yenir mi?

Hamilelikte Dondurma Yemek Faydalı mı Bebeğe Zarar Verir mi?

Dondurma yaz aylarının en sevilen tatlılarındandır. Hamilelerin çoğu da dondurmayı severek yer. Gebe kadınların en merak ettiği suallerden biri de hamilelikte dondurma faydalı mıdır, bebeğe zarar verir mi sorusudur. Makalemizde bu konu hakkında doktorların verdiği bilgileri okuyabilirsiniz.

Hamilelikte Dondurma Yemenin Faydaları Nelerdir?

Diyetisyen Sevinç Bakan, hamilelik döneminde dondurma tüketiminin faydalarından şöyle bahsediyor:

“Dondurma hem iyi bir kalsiyum ve protein kaynağı olup hem de enerji arttırma özelliğine sahiptir. Dondurmanın içeriğinde bulunan kalsiyum, hamilelik döneminde anne adaylarında oluşabilen kemik kayıplarını azaltarak bebeğin kemik gelişimine katkı sağlar. Ayrıca anne adaylarında görülen kas krampları, tansiyon ve gebelik zehirlenmesi gibi durumların da önüne geçmeye yardımcı olur. Süt ve süt ürünlerinin kalsiyum açısından en zengin olan besin grubu olduğunu söyleyebiliriz. Günlük olarak düzenli bir şekilde süt ve süt ürünleri tüketen hamileler kalsiyum almayı artırmak için haftada bir veya iki kez dondurma tüketebilirler.”

Diyetisyen Bakan, dondurmanın sütten yapılmasından dolayı aynı zamanda iyi bir protein kaynağı olduğunu belirterek şunları belirtiyor:

“Bebeğin gelişiminde büyük rol oynayan yapı taşlarının en başında protein gelmektedir. Ayrıca anne sağlığının korunmasında etkili bir rolü olan protein günlük olarak düzenli bir şekilde tüketilmelidir. Dondurma protein ve kalsiyum açısından zengin olduğu kadar aynı zamanda bir enerji kaynağıdır ve hamilelerin tercih etmesi tavsiye edilen bir enerji kaynağı olarak görülmektedir.”

Dondurmanın ne zaman tüketildiğinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Dr. Bakan “Kan şekerinin dengelenmesini sağlamak için dondurma tüketiminin en ideal zamanı gündüz saatleridir ve dondurma yemek için yemekten sonra yaklaşık 2 saat geçmesi beklenmelidir. Dondurmayı yemeden önce 5 dakika kadar bekleyip daha sonra tüketilmesinde fayda vardır çünkü hamilelerin donmuş ve aşırı soğuk besinler tüketilmesi sağlık açısından riskli olduğu için tavsiye edilmez. Aşırı donmuş ve soğuk besinler normal kişilerde de boğaz ve solunum yolu enfeksiyonlarına da sebep olabilmektedir.” diyor.

Hamilelikte Dondurma Yemek Bebeğe Zarar Verir mi?

Sual: Gebelikte dondurma yemek bebeğe zarar verir mi?

CEVAP

Dr. Seval Taşdemir’in cevabı:( Zararı olduğu hiç söylenmemektedir, aşırı tüketimi şeker açısından sorun yapabilir, ne yerseniz dengeli olsun aşırıya kaçmayın)

Sual: Benim bir sorum olacaktı ben 1.5 aylık hamileyim dondurmayı çok seviyorum.Hamilelikte dondurma yememin bir sakıncası var mı acaba yada hangi dondurmaları tercih etmeliyim hazır dondurmaların içeriğinde emülgatör diye bir madde var bu bebeğime zarar verir mi?

CEVAP

Dr. Sertaç Şen’in cevabı:( Mümkün oldukça doğal yapılmış ürünleri tercih edin. Dondurma faydalıdır.)

Sual: Merhaba hamilelikte dondurma yemenin doğumdan sonra bebekte bronşit problemine yol açtığını duydum doğru mudur?

CEVAP

Dr. Suat Karataş’ın cevabı:( Merhaba, dondurma yemenizle bebeğinizin bronşit olması arasında hiç bir ilişki yok)

Sual: İyi günler ben 36 haftalık hamileyim gün içinde dondurmayı çok tüketiyorum bebeğime zararlı mı ilginiz için şimdiden teşekkürler

CEVAP

Diyetisyen Turgay Köse’nin cevabı:( Merhabalar, günaşırı veya her gün yiyecekseniz de 1/2 porsiyon olmasına dikkat ediniz. Kilo aldırması dışında sorun yapmaz. Aşırıya kaçmamanızda yarar var,üzerindeki soslar konusunda dikkatli olun.)

Hamilelikte Pakette Dondurma Yenir mi?

Diyetisyen Esra Kula içeriğinde doğal süt ve sahlep bulunmayan hazır paketlenmiş dondurmaların hem sağlıksız olduğunu hem de kilo alımına sebep olabileceğini belirtiyor. Şerbetli tatlılar ile kıyaslandığında daha sağlıklı ve hafif bir seçim olarak görülen dondurmanın rafine şeker ve katkılı olanlarının tüketilmesini sağlık açısından olumsuz etkileri olduğunu ve kilo alımını tetiklediğini belirten Esra Kula, “Eğer dondurma süt ve sahlepten yapılmışsa gönül rahatlığıyla tüketilebilir fakat marketlerde paketli halde satılan ve içeriğinde süt tozu, ağır yağlar, krema ve koruyucular gibi sağlıksız içeriklerden oluşan dondurmaların tüketilmesi oldukça sağlıksızdır. Özellikle de çocukların bu dondurmaları tüketmesi kesinlikle tavsiye edilmemektedir.” diyor.

Not: Makalede geçen doktorlarla olan soru ve cevap kısımları doktorsitesi web sitesinden alınmıştır.




Hamilelikte Hangi Meyveler Yenmeli, Yenmemesi Gereken Meyveler Ne

Hamilelikte Hangi Meyveler Yenmeli, Yenmemesi Gereken Meyveler Ne

Hamilelikte sağlıklı beslenme çok önemlidir. Çünkü yediğiniz her besin hem sizi hem de anne karnında büyümekte olan bebeği etkiler. Özellikle meyveler hamilelikte mutlaka yenmesi gereken yiyeceklerdendir. Çoğu meyve gebelikte güvenle yenilebilir. Ancak bazı meyvelerden gebelik boyunca uzak durulmalıdır. Bu makalemizde hamilelikte yenmesi gereken ve gebelikte zararlı olan meyvelerden bahsedeceğiz.

Hamilelik sırasında bol miktarda taze meyve yemek, hem kadının hem de bebeğin sağlıklı kalmasını sağlamaya yardımcı olabilir. Taze meyve çok sayıda temel vitamin ve besin içerir ve aynı zamanda iyi bir lif kaynağıdır. Öncelikle hamilelikte yenmesi gereken meyveleri bildirelim;

Hamilelikte Hangi Meyveleri Yemeli?

Elma

Elma, lif, A ve C vitaminleri ve potasyum gibi çeşitli faydalı besinler içerir. Tüm bu besinler hem bebek hem de sizin sağlığınız için çok faydalıdır. Bonus olarak, yapılan araştırmalar gösteriyor ki hamile iken bol miktarda elma yiyen annelerden doğan çocukların çoğu, çocukluk astımı veya alerjisi yaşamıyorlar.

Muz

Muz hamileler için en faydalı meyvelerin başında gelir çünkü folat, C vitamini, B6, potasyum ve magnezyum gibi önemli besinleri içerir. Muzda bulunan folat minerali, anne karnındaki bebeği nöral tüp defektlerinden koruma görevini yerine getirirken, B6 Vitamini sodyum seviyelerinizi düzenlemeye yardımcı olur. Dengesiz sıvı seviyeleri hamile kadınlarda bulantı ve kusmaya neden olabilir, ancak muzdaki zengin magnezyum içeriği sağlıklı bir sıvı dengesi sağlar. Genellikle, ilk trimesterde yani hamileliğin ilk 3 ayında her gün bir muz yemeniz mutlaka tavsiye edilir.

Karpuz

Karpuz A, C ve B6 Vitaminleri, magnezyum ve potasyum içerir. Karpuz, mineral dolu, lif bakımından da zengin bir meyvedir. Karpuzu diyetinize, özellikle son üç aylık dönemde ekleyin, ödemi giderir, su ihtiyacı karşılar, krambı önler.

Kivi

Kivi ,C, E, A vitaminleri, potasyum, fosfor, magnezyum, folik asit ve diyet lifi gibi besinlerle dolu harika bir meyvedir. Kivi solunum sistemi üzerinde iyileştirici bir etkiye sahiptir. Kivi ayrıca sizi soğuk algınlığından ve öksürükten korur. Kivi yüksek fosfor içeriğine sahip olduğundan ve demiri emmeye yardımcı olduğu için kanın pıhtılaşma riskini azaltır, hamilelik bebeğin ve sizin kalbinizi korur.

Nar

Nar, bebeğin ihtiyacı olan kalsiyum, folat, demir, protein ve C vitamini içerir. Bu nedenle, hamilelik sırasında şiddetle tavsiye edilir. Demir anemiyi önleyebilir ve kalsiyum bebeğin kemiklerinin ve dişlerinin güçlü büyümesine yardımcı olur.

Çilek

Çilek vitamin, lif ve folat bakımından zengindir. Ayrıca bebeğinizin güçlü kemiklerinin büyümesine yardımcı olan mangan ve potasyum içerir.

Avokado

Avokadonun diğer meyvelerden daha fazla folat içerdiği bilinmektedir. Ayrıca, C, B ve K vitaminlerinin harika bir kaynağıdır ve lif, kolin, magnezyum ve potasyum içerir. Avokado ayrıca demir içerir. Kolin bebeğinizin beyni ve sinir gelişimi için önemlidir, çünkü kolin eksikliği bebeğin hafızasını etkileyebilir

Üzüm

Üzüm, glukoz, fruktoz, flobafen, galik asit, silisik asit, oksalik asit, pektin, magnezyum, kalsiyum, demir, folik asit ve B1, B2 ve B6 gibi farklı vitamin türleri içerir. Tüm bu vitaminler hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için çok faydalıdır.

Mango

Mango sindirime yardımcı olan, kabızlığı önleyen ve sizi enfeksiyonlardan koruyan yüksek miktarda C Vitamini içerir . Ancak mango mevsim meyvelerindendir ve her mevsimde mevcut olmayabilir

Portakal

Portakal, sulu lezzetli yapısı ile hamile kadındaki susuzluğu giderir. Hamilelikte bulunan C vitamini bağışıklığı güçlendirir, hastalıkları, hücre hasarını önlemeye ve demir emilimine yardımcı olabilir.

Portakalda bulunan folat, bebekte beyin ve omurilik anormalliklerine neden olabilecek nöral tüp defektlerinin önlenmesine yardımcı olabilir. Nöral tüp defektleri, omuriliğin düzgün gelişmediği spina bifida ve beynin ve kafatasının büyük bir kısmının eksik olduğu anensefali gibi durumlara neden olabilir.

Hamilelikte Zararlı Meyveler Nelerdir?

Papaya

Papaya tatlı, sulu, lezzetli bir meyvedir, hazımsızlık için doğal bir çare olarak bilinir. Tropikal kuşakta yaygın olarak tüketilir ve çeşitli türde ve boyutlarda papayalar bulunur. Bununla birlikte, bu meyvenin olgunlaşmamış ve yarı olgun çeşitleri aşağıdaki nedenlerden dolayı özellikle hamile kadınlar için uygun değildir:

Papayada rahmin kasılmasına düşüğe neden olan lateks ismindeki maddeden bol miktarda bulunur. Papaya da ayrıca fazla miktarda papain vardır, bu maddenin yan etkilerinden biri de erken doğumu tetiklemesidir.

Ananas

Ananas bromelain ismindeki madde bakımından zengin bir meyvedir, bromelain rahim ağzının yumuşamasına ve erken doğum eylemine neden olabilir. Bu nedenle ananas gebelikte uzak durulması gereken meyvelerdendir. Ananas ayrıca, gestasyonel diyabeti olan kadınlara zararlı olan yüksek şeker konsantrasyonuna sahiptir. Ayrıca büyüyen uterus için iyi olmayan uterus kasılmalarını tetikleyebilir.

Üzüm

Üzüm zengin bir organik asit, antioksidan, mineral ve vitamin kaynağıdır. Diyette düzenli olarak üzüm eklenmesi annenin sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. Ancak bazı uzmanlara göre üzümde bulunan resveratol ismindeki madde hamile kadınlara zararlı olabilmektedir.

Gebelikte Beslenme Listesi İçin 3 Örnek Menü Tıklayınız




Kan Tahlilinde Hamilelik Nasıl Anlaşılır Gebelik Kanda Ne Zaman Çıkar

Kan Tahlilinde Hamilelik Nasıl Anlaşılır Gebelik Kanda Ne Zaman Çıkar

Kanda, Kan Testinde Gebelik Ne Zaman Belli Olur?

Bazen kişi hamile kalmayı çok istediği halde hamile kalamaz bazen de hamile kalmayı istemeyen kişiler hamile kalabilir. Hamile olup olunmadığını kesin olarak anlamanın en güvenilir yolu kan testi yaptırmaktan geçmektedir. Yaklaşık olarak 1 ila 2 saat arasında öğrenilen tahlil sonucunda değerin 20’nin üzerinde çıkması gebelik durumunun olduğunu işaret etmektedir.

Bebek sahibi olmak isteyen kadınlar hamilelik testi sonucunu kesin olarak ve kısa bir süre içinde öğrenmeyi arzu ederler ve bu yüzden en pratik ve kolay yöntem olan eczanelerden satılan hamilelik testini alıp uygularlar. Bu çubuklar sayesinde hamilelik durumu hızlıca kolay bir şekilde öğrenilebilmektedir fakat tam olarak kesin ve doğru sonucu alabilmek için bu testin ne zaman uygulandığı büyük rol oynamaktadır.

Yumurta döllendikten sonra gelişmeye başlayan embriyonun rahim içine yerleşmesi yaklaşık olarak 5 ila 6 günü bulmaktadır. Embriyo rahme tutunduktan sonra embriyonun çevresindeki hücreler beta-HCG (human chorionic gonadotropin) isimli bir hormon salgılamaya başlar ve salgılan bu hormonun kandaki oranı hamilelik devam ettiği sürece giderek artış gösterir. Kanda artmaya devam eden bu hormon bir süre sonra idrarda da görülmeye başlar ve bu sayede hamilelik testinin sonucu belirlenir.

Kanda Gebelik Ne Zaman Belli Olur? Doktorlar Cevaplıyor

Sual: Kanda gebelik ilişkiye girdikten sonra en erken kaç günde belli olur? İlişkiye gireli 6 gün oldu, şimdi BHCG testi yaptırsam hamile olup olmadığım belli olur mu?

CEVAP

Dr. Sertaç Şen’in cevabı:(Kanda gebelik beklenen adet günü geciktikten itibaren belli olur ancak. Şu anda çıkmaz)

Kanda Gebelik Testi Nasıl Yapılır?

Kan tahlili yoluyla yapılan hamilelik testi embriyonun rahme yerleşmesiyle salgılanmaya başlanan ve giderek artış gösteren Beta-HCG hormon değerinin ölçülmesiyle gerçekleştirilmektedir.

Hamilelik için yapılan kan tahlili günün herhangi bir saatinde yapılabilmekle birlikte, koldaki damarlardan birinden çok az miktarda bir tüp kan alınarak uygulanır. Alınan bu kan labaratuvara gönderildikten sonra yaklaşık 1 ila 3 saat içinde sonucun çıkması beklenir. Yoğunluk olan durumlarda kan tahlili sonucunun ertesi güne kalması da muhtemeldir. Ölçülen HCG hormon değerinin 20’den yüksek olması gebelik durumunun olduğunu gösterirken, 1 ile 20 arasındaki değerlerin kesin olarak gebelik olmadığını göstermediğini de belirtmekte fayda vardır. Bu gibi durumlarda bir kaç gün beklendikten sonra tekrar kan testi yaptırılarak sonuçtan kesin olarak emin olunabilir.

Kanda Gebelik Testi Ne Zaman Yapılmalı?

Kandaki HCG hormonunun tespit edilebilmesi için belirli bir sürenin geçmiş olması şarttır. Testin yapılabilmesi için öncelikle adetin en az iki gün gecikmiş olması gerekmektedir. Bu testler genellikle meraktan ve kısa sürede sonucu öğrenme arzusundan dolayı ya yumurtlama döneminde ya da cinsel birleşmenin olduğu günde yapılmaktadır ve bu zamanlarda yapılan testlerde HCG hormonun değerinin doğru bir şekilde saptanması neredeyse imkansızdır çünkü gebelik durumu olsa bile döllenen yumurtanın bu kadar kısa süre içerisinde rahime tutunması mümkün değildir. Döllenen yumurta da rahime tutunmadan bu hormonda artış görülmediği için doğru bir sonuç olunması pek muhtemel olmayacaktır. Ayrıca, kan testi yapılırken kişinin aç ya da tok olması testin sonucunu etkilememektedir bu yüzden testin aç karna yapılmasına gerek duyulmaz.




Hamilelikte Şekeri Düşüren Yiyecekler Hamilelik Şekeri Olanlar Nasıl Beslenmeli

Hamilelikte Şekeri Düşüren Yiyecekler Hamilelik Şekeri Olanlar Nasıl Beslenmeli

“Gebelik şekeri ve Gestasyonel diyabet aynı anlama gelir, hamilelikte şeker hastalığı demektir.

Gebelik şekeri olan anne adayları sağlıklı şekilde doğum yapabilmek ve sağlıklı bir bebeğe sahip olabilmek için hamilelik süreleri boyunca diyet yapmak zorunda kalırlar. Bu diyette amaç vücuttaki insülin seviyesini dengelemektir.

Gebelik Şekeri ( Gestasyonel Diyabet )Nedir?

Gebelik şekeri olan annelerde gebelik öncesi şeker hastalığı olmamasına rağmen seker hastalığı yaşadığı görülür. Bu hastalıkta kandaki glikoz (şeker) seviyesinde yükselme görülür. Gebelik şekeri hastalığı gebeliğin 24-28. haftalarında hamilelikte şekerli yüklemesi testi ile tespit edilir.

Gebelik şekeri anne adayının gebelik döneminde yaşadığı vücutsal değişiklikler ile ortaya çıkmaya başlar. Gebelikte şeker hastalığı genellikle gebeliğin 6 ayından sonra görülmektedir.

Gebelik Şekeri ( Gestasyonel Diyabet ) Neden Olur?

Tıpta Gestasyonel diyabet olarak adlandırılan gebelik şekeri kişide gebelik dönemi öncesinde yoktur. Anne adayında gebelik döneminde görülen hormonel değişimler vücuttaki kan şekerinin yükselmesine yol açar.

Kadın vücudu gebelik doneminde hormonel birçok değişim geçirir. Bu değişimler sonucunda yükselen kan şekeri sonucunda şeker hastalığı meydana gelir. Kişi doğum yaptıktan sonra bu hastalık sona ermektedir.

Gebelik Şekeri ( Gestasyonel Diyabet ) Nasıl Teşhis Edilir?

Gebelik şekeri, şeker yükleme testi ile tespit edilir.

Gebelik döneminde 24 ila 28. haftalarda şeker yükleme testi ile gebelik şekeri anlaşılabilmektedir. Bu test için anne adayına 50 gram glikoz (saf şeker) içirilir. Ardından 1 saat beklenir. Sonrasında kandaki şeker yani glikoz seviyesi kontrol edilir. Bu seviye eğer 140 mg/dl’den düşük ise anne adayında gebelik şekeri yok demektir. Ancak eğer kandaki glikoz seviyesi bu seviyenin üzerinde ise 3 saatlik 100 gram glikozla test yeniden tekrarlanır. 3 saat yükleme yapıldıktan sonra vücutta gebelik şekeri hastalığı olup olmadığı anlaşılır. Anneye verilen şeker yükleme testi sonrasında kişinin aşırı fiziksel aktivite yapılmaması gerekir ve ayrıca hiç bir şey yenmemelidir. Bu tür tedbirler testin doğru sonuc vermesi açısından önem taşımaktadır.

Gebelik Şekeri ( Gestasyonel Diyabet ) Beslenme Ve Diyet Listesi

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Özge Akar anlatıyor;

Gebelik şekeri olan anne adayları:
Günde 3 ana 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün tüketmelidir.
Tek tip beslenilmemelidir.
Posa tüketimi arttırılmalıdır.
Günde en az 2.5 – 3 litre su içmelidir.
Anne adayları tokluk kan şekeri takibini mutlaka yapmalıdır.
Karbonhidrat tüketimi birden yapılmamalı,gün içine bölünmelidir.
Kan şekerini yükselten şeker, bal, pekmez, üzüm, incir, meyve suları gibi basit karbonhidratlar yerine kan şekerini yavaş yükselten tam tahıl taneleri, kepekli pirinç, makarna, bulgur, tam buğday ekmekleri, çavdar, yulaf gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Gebelik Şekerini Düşüren Yiyecekler Nelerdir?

Şu ekmekler gebelik şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.

Tam buğday ekmeği,

Arpa taneli ekmek,

Düşük glisemik indeksli yiyeceklerin sindirimi daha uzun sürer ve kan şekerinde ani artışı önler. Glisemik indeksi düşük besinler fasulye çeşitleri, yulaf ezmesi ve arpa gibi tam tahıllar ve meyve ve sebzeler gibi doğal yiyeceklerdir. Hamilelik sırasında, rafine, pakette satılan ve işlenmiş yiyeceklerden kaçının.Hamileler gebelik şekerini düşürmek için Gİ (Glisemik İndeksi) < 55 olan glisemik indeksi düşük meyveler yiyebilir. Bunlar da gebelik şekerini düşürmekte yardımcıdır;

Glisemik indeksi düşük olan meyveler;

Çilek,

Greyfurt,

Nar,

Elma,

Yaban mersini,

Böğürtlen,

Ahududu,

Vişne,

Mandalina.

Probiyotik İçeren Besinler Tüketin

Probiyotikler, midenizdeki sindirim sağlığını destekleyen dost bakterilere benzer canlı bakterilerdir. Dost bakteriler, kan şekeri seviyelerinizi sağlıklı bir aralıkta tutan karbonhidrat metabolizmasını düzenler. Yoğurt, elma sirkesi ve turşu doğal probiyotiklerdendir. Gebelikte mutlaka günde 1-2 kase yoğurt yiyin.

Sağlıklı Yağlar ve Protein Alın

Ana öğünlerinde veya ana öğünlerinizde kümes hayvanları, kuruyemiş veya yumurta gibi yağsız protein kaynağı besinler ekleyin. Protein, kan şekeri seviyenizi kontrol altında tutar, enerjiyi artırır ve sizi daha uzun süre tok tutar. Fındık, avokado, hindistancevizi ve zeytinyağlarında bulunan sağlıklı yağlar da sizi doyurur, böylece ani açlık krizlerini engeller.

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Özge Akar Gebelikte Şekeri Diyeti Örnek Listesi

Sabah Kahvaltısı (08.00-09.00):
Şekersiz çay
2 kibrit kutusu kadar light peynir (haftada 4 gün 1 yumurta + 1 kibrit kutusu peynir)
10 tuzsuz zeytin
3 ince dilim esmek ekmek
doyana kadar domates biber salatalık vb

Kuşluk Vakti (09.30-10.00):
3-4 ceviz

Öğle Yemeği (12.00-13.00):
4 köfte büyüklüğünde et veya tavuk
8 yemek kaşığı sebze yemeği
1kase light yoğurt
3 ince dilim esmer ekmek veya 6 kaşık bulgur pilavı

İkindi Yemeği (15.00-16.00):
2 porsiyon meyve
1 su bardağı light süt

Akşam Yemeği (18.00-19.00):
8 yemek kaşığı etsiz sebze yemeği
Yağsız salata (sınırsız)
1 kase light yoğurt
3 ince dilim esmer ekmek

Gece Ara Öğünü (20.30-21.30):
2 porsiyon meyve
1 su bardağı light süt

Uzmanlar haftada en az 1 gün gebelik şekeri olan anne adaylarının ızgara balik ve 6 kaşık kuru baklagil yemeği tüketimini öneriyor.

Ayrıca uzmanlar pirinç tüketimini yasaklıyor.




İlk Çocuğa Bakarak Cinsiyet Tahmini Nasıl Yapılır?

İlk Çocuğa Bakarak Cinsiyet Tahmini Nasıl Yapılır?

Geçmiş dönemlerden günümüze kadar süren bazı yöntemlerle, hamile kalmadan önce bebeğin cinsiyetinin belirlenebileceğine inananların sayısı oldukça fazladır. Her toplum bu inanış için kendi tekniklerini üretmiştir. Fakat bebeğin cinsiyetini belirleyebilmek için bu yöntemlerin etkili olduğu hiçbir şekilde kanıtlanmamıştır. – bodrum escort bayan – Çünkü cinsiyet, yumurtayı dölleyen spermin taşıdığı kromozomla genetik olarak belirlenmektedir.

2. Bebeğin Cinsiyet Tahmini Nasıl Yapılır?

Asırlardır anne karnındaki bebeğin cinsiyetini öğrenmek için çeşit çeşit yöntem uygulanmıştır. Bu yöntemlere genellikle batıl inanç gözüyle bakılır. Ancak bazıları cinsiyet tahmini hakkında doğruluk payı gösterir. Örneğin günümüzde de anne adayının karın şeklinden yola çıkarak ya da gebelik döneminde aşerdiği şeyleri göz önünde bulundurarak cinsiyet tahmini yapılabilir. Tani bu yöntemler her gebelikte doğru sonuç vermez.

Ünlü bitki uzmanı İbrahim Saraçoğlu, konuk olduğu bir televizyon programında ilk çocuğu göz önünde bulundurarak ikinci çocuğun cinsiyetinin tahmin edilebileceğini açıklamıştır. İkinci çocuğun cinsiyeti nasıl öğrenilir sorusunun cevabını ise yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Prof Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, doğan ilk çocuğun ensesine bakarak 2. çocuğun cinsiyeti tahmin edilebilir. Ense kısmında yer alan saçlar aşağı doğru iniyorsa sonraki bebek kız, yukarı doğru çıkıyorsa erkek doğarmış. Ancak tabi ki bu durum bilimsel bir nitelik taşımıyor, yalnızca tahmin yürütmek için kullanılıyor. Halk arasında yayılan yöntemleri deneyerek istenen sonucu almak ise tamamen tesadüfi bir durum. Yalnızca iki cinsiyet olduğu için, istenen sonucun alınma şansı %50’dir. Bu da bir tesadüfün yaşanması için oldukça yüksek bir paydır. Kısacası halk arasında efsaneleşen bu yöntemlere umut bağlamamak gerekir. Bebeklerin cinsiyeti yalnızca PGD adı verilen genetik yöntemle belirlenebilir.

Bebeğin Cinsiyeti Ne Zaman Belli Olur?

Gebe olduğunu öğrenen anne adaylarının aklına gelen ilk soru, bebeğin cinsiyetinin ne olduğudur. Bebeğin cinsiyeti öğrenildikten sonra hazırlıklar başlar, alışverişler yapılır. Cİnsiyeti öğrenmek, yapılacak hazırlıkların kolaylaşmasını sağlar. İhtiyaç liseleri hayli uzun olsa da temel olarak bebek bezi, çamaşır ve kıyafetler yer alır. Ardından bebek arabası, beslenme araçları, beşik ve banyo malzemeleri temin edilir. Birçok aile, alışveriş sırasındaki renk tercihlerini bebeğin cinsiyetine göre yapar. Tabi cinsiyetin öğrenilmesi yalnızca hazırlıklar için gerekli değildir. Aile fertlerinden birinde kalıtımsal bir hastalık varsa da bebeğin cinsiyetini öğrenmek oldukça önem taşır. Şimdi bebeğin cinsiyeti ne zaman oluşur sorusunun cevabından bahsedelim…

Bebek, anne rahmine düştüğü andan itibaren genetik olarak cinsiyetini kazanır. Fakat ultrason ile cinsiyetin öğrenilmesi ilk andan itibaren mümkün olmaz. Bunun için öncelikle genital organların şekillenmesi gerekir. Bu da 13. haftadan itibaren başlayan bir süreçtir. Genital organlar şekillenirken cinsiyet tahmini yapılabilir. Ancak kesin bilgi için 17. haftadan sonra ultrason görüntüsü almak gerekecektir.

Gelelim 3 boyutlu ultrasonla cinsiyet ne zaman öğrenilir sorusunun cevabına… 11. haftadan itibaren üç boyutlu ultrasonla bebeğin cinsiyetini öğrenmek mümkündür. Sonuçlar ortalama %86 oranında doğruluk payı taşır. Birçok kişi erkek bebeklerin cinsiyeti daha mı erken belli olur diye merak eder. Gebeliğin 13. haftasından itibaren cinsiyet öğrenilebilir. Erkek bebeklerin cinsiyeti daha erken tespit edilebilir.

Aylık yapılan ultrason görüntülemesi sırasında, doktor tarafından cinsiyet tahmininde bulunmak mümkündür. Ancak en güvenilir sonuç için 5. ayda yapılan görüntüleme göz önünde bulundurulur. Ultrason ile bebeğin gelişimi takip edilebilir, fetal gelişim anomalileri tespit edilebilir, cinsiyet öğrenilebilir ve bebeğin büyüklüğü saptanabilir.

Bebeğin cinsiyetini öğrenmek için doktorun tecrübe sahibi olması ve bebeğin açık bir pozisyonda bulunması önem taşır. 5. ayda yapılan ultrasonla tespit edilen cinsiyet, %95 ve üzeri oranda doğru çıkmaktadır.




Gebelikte Vajinada Kaşıntı Bebeğe Zarar Verirmi Vajinada Kaşıntı Hamilelik Belirtisi Olabilirmi

Gebelikte Vajinada Kaşıntı Bebeğe Zarar Verirmi Vajinada Kaşıntı Hamilelik Belirtisi Olabilirmi

Hamilelikte Vajinal Kaşıntı Neden Olur Hamilelikte Vajinal Kaşıntıya Ne İyi Gelir

Hamilelikte vajinada kaşıntı; Gebelikte hormonlardaki artış, idrar yolu enfeksiyonu, mantar enfeksiyonu gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Vajinada kaşıntı hamilelik belirtisi de olabilir. Bu makalemizde gebelikte vajinada kaşıntı nedenleri ve doğal tedavi yöntemlerini okuyabilirsiniz.

Hamilelikte Vajinada Kaşıntı Neden Olur?

Mantar Enfeksiyonu: Mantar enfeksiyonu gebelikte vajina kaşıntısının en sık karşılaşılan nedenlerindendir.Gebelik dönemi süresince pelvik bölgesinde daha yoğun bir kan akışı görülür. Bu da hassasiyet seviyesinde artışa yol açar. Böylece mantar enfeksiyonu geçirme riski, kokulu akıntı ve kaşıntı görülme riski artar. Enfeksiyon ilerlerse ağrılara da neden olabilmektedir.

Diyabet: Vajinada kaşıntı görülmesine sebep olan nedenlerinde biri de gestasyonel diyabettir. Bu diyabet tipi halk arasında “gebelik şekeri” adıyla da bilinir.

İdrar Yolları Enfeksiyonu: Bakterilerin idrar yollarında birikmesi ile birlikte vajinada kaşıntı görülebilir. Geçirilen idrar yolu enfeksiyonları, üretrada bakteri birikime yol açabilir.

Hormonal Değişiklikler: Gebelik döneminde en çok değişiklik gösteren şeylerin başında hormonlar gelir. Hormon seviyesinin değişmesi ile birlikte cilt kurur ve vajinada kaşıntıya yol açabilir. Yani gebelik de vajinada kaşıntı nedenleri arasında yer alır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (herpes, sifiliz ve chlamydia gibi) gebelikte vajinal kaşıntıya neden olabilir.

Vajinal Akıntı: Gebelik süresi boyunca hormon seviyelerinde ve vücutta değişimler yaşanır. Rahim duvarının kalınlaşması da bu değişimler sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum sonucunda vajinal akıntı ya da kaşıntı meydana gelir. Bazı kişilerde iki durumun birden görülmesi mümkündür.

Vajinada Kaşıntı Nasıl Geçer?

Soğuk Kompres Yapın

Soğuk kompres uygulamak, gebelikte vajinal kaşıntıya iyi gelen şeyler listesinin başında yer alır. Soğuk kompresle kısa sürede kaşıntıdan kurtulursunuz. Fakat yalnızca anlık bir rahatlama sağlar ve bir tedavi yöntemi değildir. Bu nedenle kaşıntı sorununuz olduğunu doktorunuza bildirmeniz gerekir.
Soğuk kompres uygulamak için öncelikle bir havlunun içerisine biraz buz koyun.
Birkaç dakika boyunca havluyu vajinanızda bekletin.
Ardından kaşını geçene kadar hazırladığınız havluyu 30 saniyelik periyotlar halinde vajinanıza temas ettirin.

Elma Sirkesi

Kaşıntının baş düşmanlarından biri de sirkedir. Sirkenin mantar enfeksiyonunu önleyici ve antibakteriyel özelliği bulunur. 1 su bardağı suyun içerisine 4 tatlı kaşığı kadar sirke koyup karıştırın. Birkaç gün boyunca vajina temizliğinizi hazırladığınız sirkeli suyla yapın.

Yoğurt

Kaşıntıya iyi gelen doğal çözümlerden biri de yoğurttur. Vajinanıza yoğurt sürüp 2 saate kadar bekletin. Ardından durulayın. Kaşıntı hissi hızla ortadan kaybolacaktır.

Sarımsak

Sarımsağın antibakteriyel gücü oldukça yüksektir. Bu sayede kaşıntıya sebep olan enfeksiyonu ortadan kaldırabilir. ½ yemek kaşığı E vitamini ve birkaç damla sarımsak yağını karıştırın. Bu karışımı vajinanıza sürerek 10 dakika bekleyin ve ılık suyla yıkayarak durulayın. Bu yöntemi haftada iki kez olacak şekilde, iki hafta süreyle kullanabilirsiniz.

Hamilelikte Vajinada Kaşıntı Bebeğe Zarar Verir mi?

Gebelikte görülen vajinal kaşıntının bebek sağlığı açısından bir risk oluşturup oluşturmadığı, kaşıntının neden kaynaklandığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kaşıntının birçok farklı sebebi olabilir. Bakteri oluşumu ve enfeksiyon kaynaklı kaşıntılar, bebek için de tehdit oluşturabilir. Çünkü bu enfeksiyon ve bakteriler bebeğe de ulaşabilir. Anne adayının ve bebeğin sağlığını koruyabilmek için kaşıntı problemi görüldüğünde mutlaka bir doktora başvurulması gerekir.




Gebelikte Kuyruk Sokumu Ağrısı Cinsiyet İlişkisi

Gebelikte Kuyruk Sokumu Ağrısı Cinsiyet İlişkisi

Gebelikte en çok karşılaşılan problemlerden biri kuyruk sokumu ağrısıdır. Bu ağrı daha çok gebeliğin son 3 ayında görülmektedir. Halk arasında gebelikte yaşanan kuyruk sokumu ağrısının bebeğin erkek bebek olduğuna işaret ettiğine inanılmaktadır.

Hamilelikte Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Hamilelik hormonları: Gebeliğin ilk 3 ayında anne adayının vücudunda salgılanan relaksin ve östrojen hormonları pelvik bölgede rahatlamaya neden olmaktadır, bu durumun sonucunda ise hamilelikte kuyruk soku ağrısı meydana gelir. Bebek hareket ettikçe de karın bölgesindeki kaslarda, kuyruk sokumunda ağrı görülebilir.

Büyüyen bebek: Gebelik ilerledikçe anne karnındaki bebeğin boyutu büyümeye başlamakta ve kendine yer açmaya çalışmaktadır. Buna bağlı olarak da anne karnında yer açıldıkça kuyruk sokumunda ağrı görülmektedir. Ayrıca büyüyen bebek kemiklerde de ağrı yapabilir. Bu tür ağrıların olması gayet normaldir. Çünkü vücut kendini doğuma hazırlamaktadır. Gebeliğin 6. Ayından 9.ayına kadar bebek tekmelerini kuyruk kemiğine doğru atmaktadır. Bu da annenin kuyruk sokumunda ağrı çekmesine yol açmaktadır.

Kabızlık: Gebelikte çok fazla lifli ve posalı besinlerin tüketilmemesi veya yeteri kadar su içilmemesine bağlı olarak kabızlık yaşanabilir. Bu durumda anne tuvaletini yapmakta zorlandığı için kuyruk sokumunda ağrı meydana gelmektedir.

Diğer nedenler: Gebeliğin son dönemlerine doğru bebek kemik üzerine aşırı baskı uygulamaktadır. Bu da annenin ağrı yaşamasına yol açmaktadır. Anne karnındaki bebeğin ufacık bir hareketi bile kuyruk sokumuna baskıya ve dolayısıyla ağrıya yol açabilmektedir. Ek olarak anne adayları bu dönemde her hareketine dikkat etmelidir, kendini zorlamamalıdır.

Hamilelikte Kuyruk Sokumu Ağrılarını Tetikleyen Durumlar
Uzun süre ayakta durmak
Şiddetli kabızlık sebepli ıkınma
Öksürme ve hapşırma
Sert bir yerde uzun süre oturma
Önceki doğum nedenli problemler
Cinsel ilişkiye girmek
Kuyruk sokumu kemiğinde kırık olması
Kalça üzerine çok şiddetli düşmek
Bebeğin başının kuyruk sokumuna baskı yapması

Hamilelikte Kuyruk Sokumu Ağrısı Belirtileri
Kalçanın üst yanlarında keskin ağrı hissetmek
Omurga uçlarına doğru ağrı hissetmek
Duruş değiştirirken artan ağrı
Sırtın altında veya kalçada sürekli ağrı hissetmek
Yürüme anında ağrı
Fiziksel aktivite sonunda ağrının hafiflemesi

Hamilelikte Kuyruk Sokumu Ağrısı Nasıl Geçer?

Özel Yastıklar Kullanın

Gebelikte yaşanan kuyruk sokumu ağrısını geçirmek için uzun süre sert bir zeminde oturmaktan kaçınılmalıdır. Kuyruk sokumu üzerine baskıyı azaltmak için oturma simidi gibi hamilelere özel yastıklar kullanılabilir.

Yürüyüş Yapın

Gebelikteki kuyruk sokumu ağrısını geçirmek için yürüyüş yapabilirsiniz. Bu sayede bu bölge üzerindeki baskıyı azaltabilirsiniz. Ek olarak yürüyüş yapmak gebelikte kilo artışını dengelemek için de yardımcıdır. Bunun için günde 30 dakika yürüyüş yapmalısınız.

Annelik Kemeri Kullanın

Gebelik sebepli meydana gelen kilo artışının sebep olduğu yükü azaltmak için annelik kemeri kullanabilirsiniz. Bu kemer bebeğin ve midenin ağırlığı sebepli oluşan kuyruk sokumu ağrısını azaltmaktadır.

Uzun Süre Aynı Pozisyonda Durmayın

Gebelikte anne adayları uzun süre aynı pozisyonda durmamalıdır. Bunun için mutlaka yürüyüş ve hafif egzersizler yapılması faydalı olacaktır.

Ağır Bir Şey Kaldırmayın

Gebelikte anne adaylarının ağır bir şey kaldırması dokuların zorlanmasına sebep olmaktadır. Bu da kuyruk sokumunda ağrıya yol açabilir. Anne adayları asla ağır eşyalar taşımamalıdır.

Eğilmekten Kaçının

Gebelikte anne adaylarının eğilmesi bebeği kuyruk sokumu kemiğine doğru itmektedir. Bu da ani ve keskin ağrılara yol açabilmektedir.

Topuklu Ayakkabı Giymeyin

Hamilelik döneminde anne adayları topuklu değil mutlaka düz tabanlı ayakkabılar giymelidir. Bu vücutta ağrı yaşamayı azaltacaktır

Bağırsaklarınızı Rahatlatın

Bağırsakları rahatlatmak lifli besinler tüketmeye özen göstermelisiniz. Ayrıca yeterince su içmelisiniz. Bu sayede bağırsaklarınız rahatlayacak ve kabız olmayacaksınız.




Vajinada Yanma Hissi İdrarda Yanma Hamilelik Belirtisi mi

Vajinada Yanma Hissi İdrarda Yanma Hamilelik Belirtisi mi

Hamilelikte Vajina Yanması Nedenleri Tedavisi

Hamilelikte vajinada yanma hissi yaşamak sık karşılaşılan sorunlardandır. Bu durum idrar yolu enfeksiyonundan mantar enfeksiyonuna kadar çeşitli nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Vajinada yanma hissi hamilelik belirtisi olarak da görülebilir.

Gebelikte Vajinada Yanma Hissi Neden Olur?

İdrar Yolu Enfeksiyonu

Mesane, üretra ve böbreklerin enfeksiyon idrar yolu enfeksiyonu tüm bu durumlar gebelikte vajinada yanmaya neden olabilmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu durumunda idrar yaparken vajinada yanma görülür. Vücutta idrar yolu enfeksiyonu olması durumunda görülebilecek sağlık sorunları şunlardır:
İdrara çıkarken acı
Ani ve çok sık idrara çıkmak
İdrarda koku veya kan
Alt karında ağrı
Halsiz veya hasta hissetmek

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Gebelik döneminde vajinada yanmanın sebebi herpes ve gonore ve klamidya gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar olabilir. Cinsel hastalıklar vajinada tahrişe sebep olabilir. Çiftler cinsel ilişkiye girmeden önce kişiler bu tür hastalık riskine karşı tedbir almalıdırlar.

Bakteriyel Vajinoz

Gebelik döneminde vajinada yanmanın sebebi bakteriyel vajinoz isimli genital enfeksiyon olabilir. Bakteriyel vajinozun sebebi vajinada bakteri birikimi ve buna bağlı da genital bölgedeki dengenin bozulmasıdır. Bakteriyel vajinoz idrara çıkarken vajinada acıya sebep olmaktadır. Bakteriyel vajinoz belirtileri şunlardır:
Vajinada acı
Vajinada kaşıntı
Beyaz veya gri vajinal akıntı
Cinsel birleşme sonrasında balık kokusuna benzer koku

Vajinada Tahriş Olması

Vajinada bulunan derinin tahriş olması vajinada yanma hissine sebep olabilir. Vajinada tahrişin sebebi de vajina temizliği için kullanılan sabunlar ve parfümler veya giyilen çamaşırların kumaş türleri olabilir. Bu durumda vajinada kontakt dermatit oluşmaktadır.

Hamilelikte Vajinada Yanma Hissinin Diğer Nedenleri Nelerdir?
Candida albicans kaynaklı vajina mantarı enfeksiyonu (vajina pamukçuğu)
Bel soğukluğu (Chlamydia trachomatis bakterisinin bulaştığı cinsel hastalık)
Genital uçuk (uçuk virüsünün sebep olduğu cinsel yolla bulaşan hastalık)
Bel soğukluğu (Neisseria gonorrhoeae bakterisinin sebep olduğu cinsel yolla bulaşan hastalık)
Kasık biti (bu bit vajinaya zarar vermez ancak cinsel bölgede enfeksiyon ve kaşıntıya yol açar )
Trikomonas (Trichomonas vaginalis parazitinden kaynaklanan cinsel yolla bulaşan hastalık)
Rektumdan yayılan vajinal kıl kurdu enfeksiyonu
Vajinit (vajina veya vulvada vulvovajenit olarak adlandırılan iltihap)

Hamilelikte Vajinada Yanma Nasıl Geçer?

Gebelik döneminde vajinada yanma durumunda uygulayacak tedavi durumun sebebine bağlı olarak değişmektedir. Örnek vermek gerekirse eğer neden idrar yolu enfeksiyonu ise antibiyotik ilaç tedavisi uygulanacaktır. Veyahut neden mantar enfeksiyonu ise mantar karşıtı ilaçlar ile tedavi uygulanacaktır.

Hamilelikte Vajinada Yanma İçin Bitkisel Doğal Tedavi Yöntemleri

Elma Sirkesi

Elma sirkesi hem antibakteriyel hem de antifungal yani mantar karşıtı etki göstermektedir. Bu yüzden vajinada yanma için elma sirkesi kullanmak faydalı olacaktır. Bunun için 1 bardak su içine 2 yemek kaşığı ev yapımı elma sirkesi ekleyin ve bununla vajinanızı birkaç gün boyunca günde 2 kez yıkayın.

Ek olarak günde 2 kez 1 bardak ılık su içine 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve 1 tatlı kaşığı balı karıştırıp tüketebilirsiniz.

Soğuk Kompres

Vajinada yanmadan hemen anlık olarak kurtulmak isteyen kişiler soğuk kompres uygulayabilirler. Soğuk kompres ile vajina bölgesi uyuşur ve bu da bir süreliğine kaşıntı, yanma ve iltihabı azaltır.
Buz küplerini buzluktan çıkarın ve ince temiz bir beze sarın.
Bunu vajinanıza birkaç dakika tutun.
30 saniye aralıklarla tekrar uygulayın.
Soğuk kompres uygulamasını vajinadaki yanma geçinceye dek tekrarlayın.

Bu yöntemi gerektikçe uygulayabilirsiniz.

Yoğurt

Vajinadaki yanmayı doğal şekilde geçirmek için yoğurt da kullanabilirsiniz. Yoğurtta bulunan aktif bakteri kültürleri vücutta enfeksiyonların yayılmasını önler ve dahası vajinada mantar ve kötü bakterileri yok eder, iyi bakterileri geliştirir.
Biraz pamuğu yoğurda batırın.
Bunu vajinanıza yerleştirin ve 2 saat bekletin.
Bu süre sonunda vajinanızı su ile temizleyin.
Bu yöntemi vajinanızdaki yanma geçene kadar günde 2 kez uygulayın.

Ek olarak günde 1 kase yoğurt tüketmeye özen göstermelisiniz.

Bal

Vajinada yanma problemi için bal kullanabilirsiniz. Bal içeriğindeki mantar ve bakteri karşıtı özellikleri ile vajinadaki yanmanın sebebi olan tüm mikrobik enfeksiyonları geçirir.
Vajinanıza doğal baldan biraz sürün ve 30 dakika bekletin.
Bu süre dolduktan sonra ılık bir duş alın.
Bu yöntemi günde 2 kez uygulayın.

Ek olarak günde 2 kez 1 yemek kaşığı balı 1 bardak suya katıp tüketin.




Soğan Kürüyle Hamile Kalanlar Yorumları Polikistik Over İçin Soğan Kürü Kullananlar

Soğan Kürüyle Hamile Kalanlar Yorumları Polikistik Over İçin Soğan Kürü Kullananlar

Soğan Kürünün Hamile Kalmaya Faydaları

Soğan kürü binbir derde devadır; Rahimdeki iltihabı temizler, miyomları, kistleri yok eder, kilo vermeye yardımcı olur, adet dönemini düzenler… Bu makalemizde soğan kürü yapanların yorumlarını okuyabilirsiniz.

Soğan Kürü Nasıl Yapılır?

Malzemeler
1 tane açık kahverengi kabuklu beyaz kuru soğan
2 bardak su

Hazırlanışı

Soğan kürünü hazırlarken dikkat edilmesi gereken ilk nokta seçilen soğanın kırmızı veya mor kabuklu değil açık kahverengi kabuklu ve taze olmasıdır. Bu kür için köklenmiş bayat soğan kullanmamalısınız. Ek olarak soğanı sirkeli suda bekletmeniz önemlidir çünkü bu kürde soğanın kabukları da kullanılıyor. Bir tencere içine 2 bardak su koyun ve kaynatın. Sonrasında ise içine 1 tane soğanı kabuklarıyla birlikte 4’e bölerek atın. Bu şekilde 5 dakika daha kaynatın. Ardından ocaktan alın ve ılındıktan sonra tüketebilirsiniz. Bu kürü öğlen ve akşam yemeklerinden önce 1 bardak kadar tüketebilirsiniz.

Soğan kürünün etkisini görebilmek için 15 gün boyunca düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir. 15 gün içildikten sonra ise 6 ay ara verilmelidir.

Soğan Kürü Yapanların Yorumları

Ben de soğan kürü yapıp hamile kalanlardanım. Kabukları açık kırmızı olan soğanı, kabuğu ile birlikte ikiye bölüp 1,5 bardak suyun içine atıyorum ve 5 dakika kaynatıyorum. Bunu adetimin 7. gününde içmeye başlıyorum, sabahları aç karna ılıktan biraz daha sıcak şekilde.15 gün boyunca içilmesi lazım. Ama ben 13 gün içtim çünkü karın ağrım oldu. Sonrasında bıraktım. Bu ağrı meğer hamileliğimi göstermiyormuş.

Ben de soğan kürünü uyguladım. Bende kist vardı. Bu kür hem kistlerimi yok etti hem de adetimi düzene soktu hem de akıntı problemimi yok etti. Ben en fazla 2 hafta kullanabildim. Çünkü kokusu çok kötü. Bir süre sonra burnumu kapatarak dahi içemedim. Ama dayanabilenlere tavsiye ediyorum. Ben sabah ve akşam aç karna ılk şekilde içiyordum.

Benim çocuk sahibi olma hayalimin olduğu zamanlarda gerçekten bu durum psikolojimi bozacak kadar olmuştu. Bir türlü hamile kalamıyordum. Her gün ağlıyordum. Kocamdan soğumaya başladım çünkü artık cinsel ilişkiyi görev gibi yapıyorduk. O zamanlar hiçbir zaman anne olamayacağımı düşünüyordum. Doktorumun verdiği ilaçları kullanmama rağmen yine adet oluyordum. Hamile olmuyordum. Tam bu noktada soğan kürünü öğrendim ve denemek istedim. Adet görmem bitti ve ben adetimin 7. günü soğan kürünü kullanmaya başladım. 15 gün uyguladım. 16-17 ve 18. günlerde de akşamları tok karna elma sirkesi ve ardından bol su içtim. Bu kürü adetimin 21. gününde bitirdim ve o ay hamile kaldım. Çok şükür Allah nasip etti de oldu çocuğum. Ben soğan kürünü enfeksiyon problemi olan kişilere öneriyorum.

Benim polikistik over sendromu problemi var. Bu problemim için doktorumun verdiği ilaçları düzenli kullandım ve soğan kürü ile tüylenme ve adet düzensizliği problemlerim ortadan kalktı. Kistlerim küçüldü mü emin değilim ama ben bu kürden memnunum. Yani soğan kürünün kistleri eritip eritmediği hakkında bir deneyimim yok. Soğan kürünü şöyle hazırlıyorum; 1,5 bardak su içine 1 tane 4’e böldüğüm orta boy beyaz soğanları ekleyip 5 dakika kaynatıyorum. Kaynadıktan sonra ocaktan alıyorum ve ılınınca günde 1 bardak içiyorum. Bu küre adet görme bittikten 2 gün sonra başlanır ve bir sonraki adet dönemi başladığında bırakılır.

Soğan kürünü annem menopoz sebepli ateş basmaları yaşadığı dönemde kullanmıştı. O çok memnun kaldı. Bu kürü içmeyi bıraktığında ise ateş basmaları aniden geliyor. Bu kür gerçekten çok şifalı tavsiye ediyorum.

Ben saçlarımın hızlı uzaması için uyguladım soğan kürünü. Ben su içinde 1 tane soğanı 2’ye bölüp kaynatıyorum. Hazırladığım kürü ıslak saçlarıma ılıkken masaj yaparak haftada bir kez uyguluyorum. Yaklaşık olarak 1-1,5 ay uyguladım. Sonucu mükemmel değil belki ama saçlarımda uzamayı hızlandırdığını düşünüyorum. Ek olarak bu kür saçları çok güçlendiriyor ve saçları sağlıklı görüntüsüne kavuşturuyor.

Benim annem soğan kürünü menopoz sonrası sıcak basmaları için kullanıyordu ve çok memnun kaldı gerçekten. Bu kür ile sıcak basmalarını çok azalttı.

Ben soğan kürünü polikistik over sendromu için kullandım ama hiç memnun kalmadım. Üstüne üstlük tadı çok iğrenç. Gerçekten ısrarla devam ettim ama faydası gerçekten hiç olmadı. Bende mi bir sorun var bilmiyorum. Bu polikistik over sendromu tam bir çile.

Benim sülalemdeki tüm kadınlar soğan kürünü miyomlar için denedi. Gerçekten faydalı olduğunu söylüyor hepsi.

Soğan kürü benim doğal adet söktürücümdür.. Benim adet dönemlerim aksadığı zaman bu kürü burnumu kapayarak içiyorum. Belki inanmazsanız ama ertesi gün kan gövdeyi götürüyor desem yeridir.

Benim arkadaşım soğan kürü ile çok kilo vermişti. Bu küre ben tadından dolayı çok devam edemedim. Başka bir arkadaşım da aylardır adet olmuyordu. İlaç kullandı ama faydasını görmedi ilaçların. Sonrasında soğan kürü kullandı ve tam düzenli olmasa da yavaştan adet görmeye başlamıştı.

Ben 6-7 yıl önce adet düzensizliği yaşıyordum. Araştırdıktan sonra soğan kürüne rastladım. Bu kür ile düzene girdi adetim. Sonrasında ise tekrar kullanmadım. Araştırdığım kadarıyla bu kür üst üste yapıldığında rahim duvarında incelmeye yol açıyormuş. Bunu da yazayım dedim uyarmak için. Gördüğüm kadarıyla yılda en fazla 2-3 kez uygulamamız gerekiyormuş. Ben bu kürü faydalı buluyorum ama uygulamadan önce iyice araştırmanızı tavsiye ediyorum.

Bana 2011 senesinde polikistik over sendromu teşhisi konmuştu. Bu sendromun bende kist hariç belirtisi olmamıştı. Ben de soğan kürünü buldum ve 7 gün boyunca uyguladım. Senede sadece bir kez uyguladım. 2014 yılında hastaneye doktor küçük bir çikolata kistimin bile kalmadığını söylemişti. Ben bu iyileşmeyi soğan kürünün sağladığını düşünüyorum. Soğan kürü dışında hiç bir yönteme başvurmamıştım. Ben bu kürün etkisini gerçekten çok gördüm. Hem kistlerim yok oldu hem de adetim düzene girdi. Tadının kötü olduğunu kabul ediyorum ama dayanılmayacak kadar değil bence. Ben kist veya adet gecikmesi gibi problemleri olan kişilere soğan kürünü mutlaka öneriyorum.